|
Ankara’yı son kez, 1986’nın
nisanında, 13 yıllık bir cezaevi yaşamından tahliye edilip,
kelepçeli bir halde askere götürülürken
gördüm. Gezdiğim üç kıtada, hiçbir
şehir, iki askerin arasında yürürken seyrettiğim Ankara
kadar şirin görünmedi bana. İnsanların kafalarını
çevirip bana bakmamış olmalarını bir Ankara inceliği
olarak yorumladım ve yıllar sonra bir arkadaşın, ‘o incelikten
değil, çok kelepçeli görmekten kaynaklanan bir
haleti ruhiyedendir,’ yorumuna da inanmak istemedim.
|
|
Devamı...
|